sonadem | BÜYÜ
BÜYÜ

Büyü, binlerce yıldan beri bilinen ve uygulanan bir konudur. Başlangıcı, Babil dönemine dayanmaktadır. Kuran’da bildirildiğine göre; insanların denenmesi, kimin Allah’a ne denli itaatkar ve iman sahibi olduğunun, kimin dünya menfaatleri ile imanı arasında nasıl bir tavır alacağının belirlenebilmesi için hârût ve mârût isimli iki melek tarafından öğretilmeye başlanmıştır (Kur’an-ı Kerim’de Bakara Sûresi 102. ayette konuyla ilgili bilgi verilmiştir).

Değerli okurlar,

Büyü vardır ve uzun yıllar uygulanmıştır. Büyü yoktur demek ve olmadığı hususunda fikir yürütmek, ayetle ters düşmemize neden olur. Ancak, “Günümüzde halen büyü yapabilen var mıdır?” derseniz; işte bu tartışılabilir. Zamanımızda bir kısım açık gözler, kolay menfaat temini, saygınlık kazanmak ve aranan biri olabilmek için güya büyü ehli olduğunu ileri sürmektedirler. Büyünün doğasındaki gizlilik de onlar için tam bir kamuflaj olmakta, bu surette insanları kolaylıkla aldatabilmektedirler.

Büyü, sihirdir. Yani temeli olmayan ve uygulanan kişiyi belli bir süre huzursuz eden, süresi geçince de tesiri biten bir uygulamadır. Bilirsiniz insanların gizemli konuları abartmak gibi yaygın bir tutumları vardır. Şöyle ki; büyü konusunda anlatılanların ancak yüzde otuzu doğrudur, gerisi sahte büyücülerin uydurmasından ibarettir. Büyü, her önüne gelenin yapabileceği bir şey olmadığı gibi, bu hususta bilinenlerin çoğu da doğru değildir. Büyü konusunda yazılmış birçok kitap bulunmaktadır. Bu kitaplarda verilen bilgiler doğrultusunda büyü yapmaya yeltenen bazı kötüniyetli kişilerin yapacağı büyü denemeleri tesirsiz olur. Ancak, büyü yapılan kişi, sözde büyücüye “inanırsa” büyücünün ustalığından degil ama beyninin onaylamasından dolayı zarar görebilir. Allah’ın izni olmadan hiçbir büyü ve sihir insana zarar veremez.

Değerli insanlar,

“Büyücülük” başlı başına bir ilimdir. Hüddam ve Ehveniler ilmidir. Bu konunun da uzmanları ve yetiştiricileri vardır. Bu iki ilmi bilmeyenlerin büyü yapabilmesi hayaldir. Ayrıca yapılacak her büyünün üç “Hadmi” vardır. Bunlardan biri “cin”, biri “ehvenilerden”, biri de … (onu sahte büyücülere malzeme vermemek için yazmıyorum). Bundan başka her büyü yapılırken “üç anahtar kelime” kullanılır. Bunu aynen “anahtar – kilit” ilişkisi içinde değerlendirmek gerekir. Nasıl ki farklı yiv ve setlerinden dolayı her anahtar her kilidi açamazsa, her büyünün, Hadimlerini hükmün altına alabilmek, onları vazifelendirebilmek ve onları harekete geçirebilmek için o üç anahtar kelimeye ihtiyaç duyulur (Bu kelimeleri sakıncalı olduğu için yazmam gerekmiyor). Bunları bilmeden, ehlinden ders görmeden ve ayrıca cinleri ve diğerlerini hükmün altına almadan büyü yapılamaz.

Bugünkü sözde büyücüler; cinleri, ehvenileri ve diğerlerini kendi hükmü altına alacaklarına, kendileri cinlerin hükmü altına girmişler. Bu konuyu daha fazla uzatmayı yararlı bulmuyorum. Anlayana bu kadarı yeter inşallah. Büyü ilminin ehli, günümüzde kalmamıştır. Bugüne kadar böyle birini ne gördüm ne de duydum.

Hz. Muhammed (sav)’e büyü yapıldığı doğrudur; ama tesir etmemiştir. Bilindiği gibi, peygamberlerin ismet sıfatı vardır. Allah onlara, kendilerine karşı tasarlanan gizli planları, kötüniyetleri vahiy yollu bildirir.

Müslümanların bu çeşit şeytani işlerden korunmalarını teminen Felâk ve Nas sûreleri gelmiştir. Yoksa bu ayetler Hz. Muhammed (sav)’in korunması için değildir.

Hz. Muhammed (sav)’e yapılan büyünün tesir ettiğini düşünenler yanılgı içerisindedir. Hz. Muhammed (sav)’e büyü yapmaya kalkıştıklarında; O, rüya yollu aldığı vahiy ışığında yapılanları ve konuldukları yerleri yanındakilere bildirmiştir.

Değerli Müslümanlar,

Hz. Süleyman bütün cinleri, şeytanları ve diğer mahlukatı Allah’ın izniyle hükmü altına almıştır. Onun izni olmadan hiçbiri hareket edemezdi. Hz. Musa (as) ise, Firavun’un bütün büyücülerinin yaptığı sihirleri bozmuştur.

Hz. Muhammed (sav)’e gelince; O, bütün nebilerin ilmini kendinde toplamış ve alemlere rahmet için yaratılmış bir peygamberdir. Böyle bir peygambere büyü nasıl tesir edebilir?

Değerli okurlar,

Günde beş vakit namaz kılan ve “Son Adem-Yaratılış Sırrı” isimli kitabımızda tavsiye ettiğimiz zikirleri adet edinip çeken hiçbir mümine Allah’ın izniyle ne bir büyü tesir edebilir ne de ehvenilerin zararı dokunabilir.

En iyisini Allah bilir.

BÜYÜ

Büyü, binlerce yıldan beri bilinen ve uygulanan bir konudur. Başlangıcı, Babil dönemine dayanmaktadır. Kuran’da bildirildiğine göre; insanların denenmesi, kimin Allah’a ...

Devamını oku.
DEMOKRASİ VE DİN

Sevgili insanlar, Çağımızda, ahir zaman olması hasebiyle, dini ve şartlarını tebliğ eden nebilere büyük saldırı ve hakaretler yapıldığını sıklıkla görmekteyiz. ...

Devamını oku.
NAMAZ

Değerli Müslümanlar; İmanın alâmeti; islamın beş şartını yerine getirmek başta olmak üzere, ibadet yapmaktır.   Dünyaya gelmemizin gayesi, ibadet yapıp ...

Devamını oku.
Hz. MUHAMMED (sav)’in ÜMMETİNE MUHAMMEDİ DENİR Mİ?

Hayır denmez! Bu tabiri kullananlar İsevi, Musevi ya da başka inançta olanlardır. Onların böyle demelerinin, onlar açısından bir mahsuru da ...

Devamını oku.
BIG BANG -BÜYÜK PATLAMA-

Değerli insanlar, “Big Bang” tezinin savunucuları özetle gördüğümüz madde evrenin (galaksiler, güneş sistemleri ve gezegenlerin vb.) bilinmeyen bir noktadan noktadan ...

Devamını oku.